Burun kanamalarına ilk müdahale nasıl olmalı?
Burun kanamalarına ilk müdahale nasıl olmalı?

Burun kanamaları, kişiyi veya çocuklarda görüldüğü zaman anne babaları endişelendiren, kişinin yaşam konforunu bozabilen bir kulak burun boğaz rahatsızlığı olarak karşımıza çıkabiliyor. Burun kanaması sorunlarının genellikle evde basit yöntemlerle durdurulduğuna işaret eden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ali Titiz, buruna kağıt veya peçete konulmaması konusunda hastaları uyardı. 

KBB Uzmanı Doç. Dr. Titiz, burun kanamasının bir hastalık değil bir “semptom” olduğuna dikkat çekti ve her üç kişiden ikisinde görülebildiğini, her yıl ise toplumun yüzde 7-14’ünde görüldüğünü söyledi.

Kanamaların genelde hastanın kendisi tarafından tedavi edildiğini belirten Doç. Dr. Titiz. “Her on vakadan ancak biri doktora başvurur. Eğer kanama yoğun, uzun süreli veya tekrarlayıcı olursa hastaların hastaneye başvurduğu görülür. Tıbbi yardıma başvuran hastaların çoğunluğu da kolayca tedavi edilebilir” dedi.

Hastaların yaklaşık on binde 2’sinde inatçı, tekrarlayıcı özellik gösteren, hayatı tehdit edebilecek ve hastaneye yatış gerektirebilecek kanama veya komplikasyon olabileceğini anlatan Doç. Dr. Titiz, bu durumda hastanın hızlı bir şekilde değerlendirilip, altta yatan nedenin araştırılması ve hayatı tehdit edici bir durum oluşmadan hızla tedaviye başlanması gerektiğini dile getirdi. 

 

Burun kanamalarını erişkin ve çocukluk çağı burun kanamaları olarak iki ayrı grupta farklılık gösterdiğini söyleyen Doç. Dr. Titiz, bu iki yaş grubu arasında burun kanamasının oluştuğu bölge ve nedenleri bakımından benzer olsa da farklılıklar da olduğuna dikkat çekti.

Çocuklardaki burun kanamaları nasıl oluşur?

Burun içini döşeyen pembemsi renkli mukoza örtüsü ve bunun içinde bulunan damarsal yapıların çeşitli nedenlerle bütünlüğünün bozulması ile kanamalar oluşur.
Burun kanamalarının yüzde 90-95’i burun ön bölgesi olarak bilinen yaklaşık burun ön deliğinden 1 cm kadar içeride olan burun her iki deliğini ayıran “nazal septum” olarak adlandırılan bölgenin mukozasında görülür.
Kalan yüzde 5-10’luk bölüm ise burun içinin arka kısımlarından gelir.
Bu kanamalar direkt burun kaynaklı etkenlerle olabileceği gibi sistemik denilen ve tüm vücut fonksiyonları ile ilgili hastalıkların bir bulgusu da olabilir.

Çocuklarda kanamalara lokal nedenlerin yol açabileceğini belirten Dr. Titiz, bu nedenleri şu şekilde sıralıyor:

Çocuklada burun kanamalarının sık görülen nedenleri

Burun travmaları (düşme, çarpma vb)
Burun karıştırma (dijital travma)
Sık ve uzun süreli burun spreyi kullanımı
Burun enfeksiyonları
Burun içine yabancı cisim sokulması
Daha nadir nedenler

Çeşitli kimyasalların solunması
Cerrahi sonrası ve burun içi anatomik bozukluklar (burun içi kemik kıkırdak eğrilikleri vb.)
Çocukluk çağı burun kanamalarında burun tümörleri
Lokal faktörlerden burun tümörleri gibi sistemik olarak adlandırılan nedenler burun kanamalarının oldukça az bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenler arasında enfeksiyonlar, alerji, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları, damarsal hastalıklar, çocukluk çağı yüksek tansiyon hastalığı, ilaç kullanımları ve yetersiz beslenme durumları da sayılabiliyor.

Erişkinlerdeki burun kanaması nedenleri

Erişkinlerde burun ön kısmından ziyade arka bölümlerinden olan kanamalar daha sık görülüyor.

Yüksek tansiyona bağlı kanamalar
Lokal ve sistemik ilaç kullanımlar
Cerrahi uygulamalar sonrası nedenler
 
Burun kanamasının günün herhangi bir saatinde yaşanabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Titiz kanama sırasında yapılması gerekenleri şu şekilde sıralıyor:

Kişi ve hastanın yakınları öncelikle sakin olmalı.
Hasta oturur pozisyonda baş öne hafif eğik şekilde burun ve ağız içi serin su ile yıkanıp temizlenmeli.
Ardından burun kanatlarına iki parmak ile yaklaşık 3 dakika ara ara bası yapılarak beklenmeli.
Burun içine peçete, kâğıt gibi materyaller sokulmamalı. Bu maddeler mukoza tahrişini artırıyor, kanmanın ve kanama bölgesinin genişlemesine neden oluyor. Ayrıca özellikle çocuklarda bu panik durumunda solunum yoluna kaçma riski taşıyor.
Bu önlemlerle kanamaların yüzde 80-90’ının kontrol altına alınabildiğini ifade eden Dr. Titiz, kanamanın uzaması durumunda hastanın en yakın sağlık merkezine başvurması gerektiğini hatırlattı. 

 

Sağlık merkezinde de kanama sırasında burun ve ağızın suyla temizlenip ilaçlı pamuk tampon ile bası uygulandığını anlatan Doç. Dr. Titiz şunları söyledi:

Bu işlemler bir KBB hekimi tarafından kısa bir sürede yapılır. Erişkin ve çocukların neredeyse büyük bölümünde kanama bu şekilde kontrol altına alınır. Bu sırada kanamaya neden olabilecek durumlar gözden geçirilerek kanamaya sebep olan durum içinde müdahale planlanabilir.
Doç. Dr. Titiz, çocukların büyük bölümünde burun ön kısmında olan kanamaların gümüş nitrat koterizasyonu sprey lokal anesteziklerle basitçe çözülebildiğini vurguluyor ve sözlerini şu şekilde sonlandırıyor:

“Kanamanın pamuk bası ile durmadığı özellikle erişkin hastalarda burun tamponu uygulaması yapılarak kanama yatıştıktan sonra burun kanamasına müdahale 1-2 gün sonra planlanabilmektedir. Erişkin hastalarda sık görülen bu durumun hastaya açıklanması, gerekirse hastaneye yatışı yapılarak takip edilmesi büyük önem taşıyor. Aktif kanaması olmayan tekrarlayıcı kanamalarda ise altta yatan nedene yönelik medikal tedaviler verilebilir ve önlemler alınabilir. KBB muayenesi yanında kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemleri ile diğer branşlardan konsültasyon muayenelerinin yapılması gerekebilir”