Erken tanı ile görme kaybını engellemek mümkün
Erken tanı ile görme kaybını engellemek mümkün

Opr. Dr. Sibel Malazgirt, 12 Mart Dünya Glokom Günü nedeniyle glokom hastalığı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Glokom hastalığının, halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilindiğini söyleyen Opr. Dr. Sibel Malazgirt, “10-21 mmHg sınırlarında olan göz içi basıncının yükselmesi ile oluşan bir göz hastalığıdır. Göz içi basıncının yükselmesi ile görme sinirinde hasar oluşur ve görme alanında çevreden başlayarak içe, ortaya doğru ilerleyen daralma oluşur. Bu nedenle, glokomun en önemli özelliği görme azalmasının hasta tarafından fark edilememesidir. Glokom sinsi bir hastalıktır ve tüm dünyada körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Görme siniri hasarının geri dönüşümü olmadığı için görme kaybının düzelmesi de mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir. 40 yaş üzerinde görülme sıklığı yüzde 2-2,5 arasındadır” ifadelerini kullandı.

“Teşhis görme kaybı oluşmadan koyulmalıdır”

Opr. Dr. Sibel Malazgirt, “Glokomun tanısında göz tansiyonu ölçümü, göz muayenenizin önemli bir adımıdır. Kornea kalınlığı ölçümü, göz sinir başı muayenesi, optik koherens tomografi (OCT) ve görme alanı testi diğer tanı yöntemleri arasındadır. Ailede glokom öyküsü, ileri yaş, diyabet, migren, kortizonlu ilaçlar, sigara, kansızlık, ateroskleroz (damar sertliği) ve miyop riski arttıran faktörler olarak sayılabilir. Rutin göz muayenesi ile erken teşhis ile körlüğe kadar gidebilecek bir hastalığa dur diyebilme şansınız olacaktır” şeklinde konuştu.
Glokom hastalığının tedavi yollarına dikkat çeken Opr. Dr. Sibel Malazgirt, “Tedavisi göz damlaları ile olur. Gerektiğinde ilaç verilebilir. Lazer tedavisi ile trabeküloplasti uygulanabilir. Cerrahi tedavi son çaredir. Rutin göz muayenenizi ihmal etmeyin. Erken teşhis göz kurtarır” diye konuştu.