Hazırlıksız yapılan sporun kalp üzerindeki olumsuz etkileri
Hazırlıksız yapılan sporun kalp üzerindeki olumsuz etkileri

Hayatın her alanında bir işe başlamadan önce yapılması gereken hazırlıklar vardır. Spor yapmaya başlamadan önce kişinin kendini hazırlaması ve gerekli sağlık kontrollerinden geçmesi gerekir. Tüm vücut fonksiyonlarında değişiklikler yaratan egzersiz, kişinin oksijen ihtiyacını 12 katına kadar çıkarır. Bu ihtiyaç doğrudan kalbin daha fazla kan pompalaması gerektiği anlamına gelir.

Bu sırada daha hızlı atan kalp, tüm ihtiyacı karşılamak için daha fazla çalışır ve efor sarf eder. İş yükü artan kalbin kasları, tıpkı profesyonel spor yapan kişilerde olduğu gibi zamanla güçlenir ve gerekli efor için antrenmanlı hale gelir. Yani kişinin kalbinin spor için uygun hale gelmesi, düzenli egzersizle sağlanabilir. Spora hazırlanmış kalbin sol karıncığında hacim ve kas artışı gözlenir. Böylelikle kalp, yüksek tempoda yapılan fiziksel aktiviteyi zorlanmadan devam ettirebilme gücüne de sahip olmuş olur.

 

Yapılan bilimsel araştırmalar kalp krizlerinin büyük çoğunluğunun sabah 06.00-12.00 arası görüldüğünü, en sık da sabah 08.00-09.00 arasında gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Sabahları yapılan tempolu egzersiz 40 yaşın üzerindeki sağlıklı kişilerde ve yaşı fark etmeksizin tüm kalp hastalarında kalp krizine ve ani ölüme neden olabiliyor. Ailesinde 55 yaş altı kalp krizi geçirenler, sigara içenler ve obez kişiler de bu riskle karşı karşıya kalıyor. Spor aktiviteleri hastaya uygun planlanmalı. Mesela tedavisinde idrar söktürücü ilaç kullanılan hastalar yüksek tempolu sporu tercih etmemeli, kan sulandırıcı alan hasta ise travmaya duyarlı sporlardan kaçınmalı.