Kalça kemiği kırığı tehlikeli midir?
Kalça kemiği kırığı tehlikeli midir?

Kalça ekleminin alt tarafını oluşturan uyluk kemiğinin boynu ve civarındaki kırıklara kalça kırığı denir. Bu kırıklar özellikle de ileri yaştaki kişiler için önemli bir sorun oluşturur. Yaklaşık her 5 yaşlıdan birinde kalça kırığı ortaya çıkar. Kalça kırığı gençlerde nadiren ve ancak trafik kazası gibi travmalarla meydana gelebilirken, yaşlılarda basit bir düşme kırık için yeterli neden olabilir. Basit düşme sonucu kırık oluşmasında osteoporoz (kemik erimesi) önemli role sahiptir. Osteoporoz özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha yaygındır ve bu nedenle ileri yaş döneminde kalça kırıkları kadınlarda daha sık görülür. Bazen düşme olmaksızın, zayıflamış kemiğin kendiliğinden yavaş yavaş kırılması da söz konusu olabilir.

Kalça kırığı nasıl teşhis edilir? 
Yerinden kaymış kalça kırıklarına tanı koymak kolaydır. Yaşlılarda kalça çevresi kırıklar düşme sonrası basamama, bacakta kısalık, şekil bozukluğu ile karşımıza çıkar. Kişi yürüyemez ve kalça bölgesinde hareketle artan şiddetli ağrı oluşur. Kırık taraftaki bacak kısalmış ve dışa dönmüş vaziyette olabilir. Tanı için röntgen çoğu zaman yeterli olur. Düşme sonrası kalçada ağrı ve yürüyememe şikayeti olan kişilerde kalça kırığından şüphelenilmeli ve kişi üzerine bastırılmadan kısa sürede ambulansla hastaneye götürülmelidir.

Kalça kırığı nasıl tedavi edilir? 

Eklem dışında gelişen kalça çevresi kırıklarının cerrahi tedavisinde uygulanabilen tedavilerden biri kırık parçaları uç uca getirip kaynatmayı hedefleyen ameliyatlardır. “Osteosentez” denilen bu ameliyatlar, kırık kaynama potansiyeli yüksek olan uyluk kemiği boynunun alt bölgesindeki (trokanterik bölge) kırıklarda her yaşta uygulanabilir.

Özel kalça çivileri veya bazen plaklarla güvenli, yük taşıyabilen ve mümkün olduğunca erken harekete izin veren tespitin yapılmasıdır. Genç hastaların yüksek enerjili travmalarında gelişen boyun kırıklarında ise mümkün olan en kısa zamanda özel vida veya plaklarla tespit uygulanmalı ve femur başının yaşaması sağlanmalıdır. Yaşlı hastalarda femur (uyluk kemiği), baş ve boyun kısmındaki eklem içi kırıklarda ise kaynama beklentisi düşük olacağından, hastanın bir an önce travma öncesi aktivitesine dönmesi açısından kalça protezi uygulamaları daha uygun tedavi seçeneğidir.

Kalça kırığı tehlikeli midir?

Ameliyattan önce kişinin var olan sistemik sağlık sorunlarını bilmek önemli. Ayrıca ameliyat sahasında iltihaplanma, bacak toplardamarlarında biriken kan pıhtısının yol açtığı tıkanma ve bu pıhtının akciğer veya beyne sıçraması gibi sorunlarla karşılaşılabilir.

İleri yaşta güçlükle dengede olan organ sistemleri ve ruhsal durum, kalça kırığıyla tamamen bozulabilir. Metabolik dengeler alt üst olabilir. Diyabet, kalp hastalığı, akciğer hastalığı gibi önceden var olan hastalıklar ağırlaşabilir.

Yatağa temas eden yerlerde bası yaraları çıkabilir. Kişi ameliyat edilmeden aylarca bakım ve destek tedavisiyle durabilmiş olsa bile kırık kaynamasına kadar geçecek sürede oluşan sorunlar hastanın tekrar hareket etmesinde ciddi sorunlara yol açar. Özellikle yaşlı hastalarda yatak bağımlılığının azaltılması, eski yürüme kapasitesine çıkması, mental ve metabolik sağlığı açısından kalça kırığı ameliyatının deneyimli anestezi ekibi ile kırığı takip eden en kısa sürede ve en doğru şekilde uygulanması hayati öneme sahiptir.

Kırık bir kalça, her yaşta ciddi bir durumdur. Neredeyse her zaman ameliyat gerektirir. Kırık bir kalça ile ilişkili komplikasyonlar hayatı tehdit edici olabilir. Osteoporozu olan yaşlı hastalarda kalça kırıklarının tedavisi sonrası yeni kırıkların önlenmesi açısından kemik erimesinin değerlendirmesi, uygun tedavinin düzenlenmesi ve fizik tedavi programları ile hastanın rehabilitasyonu da bu kırıkların tedavisi kadar önemlidir.